Salı, Mayıs 12, 2009
Düzine #1
2. Duşum bozuldu ve banyomda klozetin üzerindeki fayanslar öne doğru dökülmeye başladı. Fayansların arkasındaki borulardan gelen bir arıza ise ayvayı yedim. Son sığındığım kale de başıma yıkılacak bu gidişle...
3. İnsan hüzünlü şarkılar dinlediği için mi kendini kötü hisseder yoksa kendini kötü hissettiği için mi hüzünlü şarkılar dinler? Bence tavuğu yemeli yumurtayı da omlet yapmalı.
4. Bazı takıntılarımı seviyorum. Birçok şeyin kontrolüm dışında değiştiği hayatımda değişmeden kalabilmeleri bana güven ve huzur veriyor... Cümlelerin sonuna üç nokta koymayı da seviyorum, bilmiyorum neden...
5. "Dream on but don't imagine they'll all come true". Yok yok, beceremiyorum ben bunu. En iyisi hiç hayal kurmamak. Patlıyor nasılsa.
6. Sorumsuz ve sorunsuz olmak istiyorum ama nasıl olacağımı bilemiyorum.
7. Yaz gelmeden güneş gözlüğü alsam iyi olacak, göz kısmak yorucu oluyor.
8. İstemediğim yanıtları veya açıklamaları duymamak için, sorulması gereken soruları sormama veya konuları açmama huyumdan vazgeçsem mi vazgeçmesem mi? Bu işi yeterince uzatmayı becerirsem yanıtların veya açıklamaların değişmeyeceğinden emin olsam... İşkenceyi uzatmakta rakip tanımam, hele de kendime yapıyorsam.
9. Bu sene kesin şampiyonuz. Kara kartal oleeey.
10. Yangında ilk kurtarılacak yazan dosya dolabını çok kıskanıyorum bugünlerde.
11. Elektrikler kesilince karadenizlinin biri yürüyen merdivende iki saat mahsur kalmış. Karadenizli olduğuma göre bu biri ben de olabilirim.
12. Olası evreler: şok ve inanamama - inkar - kızgınlık - pazarlık - suçluluk - depresyon - kabullenme ve umut. Ortaya karışık alalım o zaman.
Perşembe, Mayıs 07, 2009
Zamanda Yolculuk...
Ortalıkta gezinirken ne yalan söyleyeyim, kendimi uzaydan gelmiş gibi hissettim önce. Yok, taş atan falan yoktu ama etraftaki gencecik insanlar bana çok uzak geldiler. Hele de ilk çıkan iki grubun şarkılarını hayatımda duymamış olmam, evet yanlış yerdeyim galiba dedirtti. Asıl grup öncesi arada Big in Japan, Self Control çalmaya başlayınca, ahanda bizim havalar dedim kendi kendime. Çevremde aynı dönemlerden üç-beş yancı da olunca, etrafta kasım kasım dikilen gençlerin arasında 80'lerin danslarını sergilerken keyfim iyiydi valla. Sonrasında Yeni Türkü çıktı sahneye. Neyse ki adamlar yeni albüm yapmıyorlar da bizim repertuar yetiyor onlara. Bağıra çağıra eşlik ettim şarkılara.
Bunca eğlenceye ve inada rağmen, bünye bir noktadan sonra dayanamıyor. Nitekim beş-altı şarkı sonunda gövdemin muhtelif parçaları hadi kızım evine sinyali vermeye başladı. Çok uzun olmasa da katılmış olmak iyi geldi bana. Arada biraz hüzünlendim, eski günleri anımsayıp koptuğum dostları düşününce. Uzakta olanlara hayıflandım, yakında olup da görüşemediklerim için biraz kendime kızdım. Yine de içime attığım ve dermanını bulamadığım onca dert arasından beni birkaç saat de olsa çekip çıkardı bu şenlik konseri. Ne yazık ki gerçeklere dönme vakti şimdi...
Çarşamba, Mayıs 06, 2009
Gecenin Üçü...
Gecenin Üçünde
Düz değil, düzen değil
Az değil, ezen değil
Boz değil, bozan değil
(Bir gül biter içimde, içimde, içimde...
Tam bildiğin biçimde, biçimde, biçimde, oooy.
Gecenin tam üçünde,
Gecenin tam üçünde) nakarat
Can değil, canan değil
Er değil, eren değil
Geç değil, erken değil
nakarat
Sevda gibi kanımda
Can verirken elinde
Pençe gibi düşümde
Uy değil, uyku değil
Bir gül biter içimde
Gecenin tam üçünde
Gecenin tam üçünde...
***
Gönül
Bunca yıl herkesten kaçtın
En sonunda buldum sandın
Ansızın içini açtın
Yapma dedim yaptın gönül
Gözleri senden uzaktı
Fark edilmez bir tuzaktı
Sana böylesi yasaktı
Yapma dedim yaptın gönül
O bir yolcu sen bir hancı
Gördüğün en son yalancı
İçindeki derin sancı
Gitmez dedim kaldı gönül
Sen istedin ben dinledim
Senden ayrı olmaz dedim
En sonunda ben de sevdim
Şimdi beni kurtar gönül
Gözlerin bakar da görmez
Ellerin tutar da bilmez
Gece gündüz fark edilmez
Demedim mi sana gönül
Sabahın tam üçündesin
Dertlerin en gücündesin
Hala onun peşindesin
Gitme dedim gittin gönül
Böylesi sevdiğin için
Bir kördüğüm oldu için
Ağlıyorsun için için
Demedim mi sana gönül
Sen istedin ben dinledim
Senden ayrı olmaz dedim
En sonunda ben de sevdim
Şimdi beni kurtar gönül
Müzik: Fikret Kızılok
***
Bu Yorgunluktan Bıktım
Bu yorgunluktan bıktım,
Bıktım bastıran uykudan.
Saat gecenin üçüydü,
Yapamadıklarım düşündürücüydü.
Keşmekeşten bıktım.
Kimin eli kimin cebinde?
Paradan parasızlıktan,
Zamana karşı koşmaktan…
Bıktım bıktım bıktım,
Omuzumdaki yükten,
Nasihatten sükunetten.
Hani nerede umut?
Bırak, açılsam sonsuza,
Dokunsam bir kere,
Devam etsem kesmeden,
Rahat rahat.
Bırak, bırak, bırak.
***
Anladım ben olayı, keramet kafiyede...